Kapat
Giriş Yap
GAU Network etki alanından hesabınızda oturum açın.
Kaydınız yok mu? Şimdi Kaydolun !
Giriş Yap :  
Kullanıcı Adı : Kullanıcı adımı unuttum
Şifre : Şifremi Unuttum
Üye değil misiniz? Şimdi kaydolun!
Kullancı Adı : GAU Web Mail  
Adım Soyadım :
E-Mail Adresim :
Kayıt Ol : GAU Web Mail  
E-Mail Adresiniz :
Adınız Soyadınız :
Kayıt Ol : GAU Öğenci Mail  
Öğrenci Numaranız :
Adınız Soyadınız :
Kayıt Ol : GAU Öğrenci Bilgi Sistemi  
E-Mail Adresiniz :
Adınız Soyadınız :
Kullanıcı Adı : GAU Öğrenci Bilgi Sistemi  
E-Mail Adresiniz :
Adınız Soyadınız :
Şifre : GAU Öğrenci Bilgi Sistemi  
E-Mail Adresiniz :
Öğrenci Numaranız :
Kullanıcı Adı : GAU Kütüphane  
E-Mail Adresiniz :
Öğrenci Numaranız :
Kayıt Ol : GAU Kütüphane  
E-Mail Adresiniz :
Öğrenci Numaranız :

50. Yıl Perspektifi İle GAÜ

Tarih: 26/07/2016

Kuzey Kıbrıs’ta yüksek eğitim sektöründe, dönemin popüler imgesi, ‘farkındalılık’  kavramı  tüm kurumlar tarafından koşulsuz kullanılırken, GAÜ ise;  farkındalılık kavramının ‘farklılık’ olmadan, yüksek eğitimde küresel düzeyde gelişmesi gereken kalite paydasına eklenemeyeceğini  öngörüyor.


 


GAÜ’de gerçekleştirilen “Yüksek Eğitimin Gelecek Modellemeleri  ve Üniversitemiz” konu başlıklı tüm fikir atölyelerinde, Girne Amerikan Üniversitesi’nin  2035 Yılı’nda nasıl bir görünüm alacağının ana hatları da ortaya çıkıyor.


 


Hayalperest yeni nesillerin matematik, fen ve mühendislik bilimlerine karşı ‘iştahı  artarken’, bugünün çocukları, yarının mucitleri olacak bu yeni kuşağın; kullanacakları sınıfları hazırlamak için bugün erken midir? GAÜ, bu soruya net cevap veriyor: Çocuklarımızın  aklını şekillendiren teknolojiler neye benzeyecek  ise, “Öğrenme  Alanlarını” da  tamamen değiştireceğiz.


 


Girne Amerikan Üniversitesi bünyesindeki ‘Okullar Grubu’ nda; Teknolojinin sınıfları nasıl değiştireceği konusunda oldukça etkileyici fikirler  ortaya çıkıyor. Her öğrenciye bir dizüstü bilgisayar gibi basit fikirlerden  söz edilmeyen, öğrencinin nefes alışverişini, yüz ifadelerini ve hatta yazı yazma hızını ölçebilen; bu sayede öğrencilerin derslere veya eğitim ortamına nasıl tepki verdiğini öğretmene bildirebilen bir biyometrik teknolojileri ile ilgili olarak  artık bu fikir atölyelerinde  tartışmalar yapılabiliyor.


 


Bazı yüksek eğitim  uzmanları; “uygulanabilirlilik” konusunda birtakım kaygılar öne sürse de; Girne Amerikan Üniversitesi küresel benzerleri gibi , 30.uncu yılından, 50.inci yılına uzanacak perpektifinin ‘nasıl olacağını’  önümüzdeki akademik yıldan itibaren işlemeye başlayacağını duyurma hazırlıklarını çoktan başlattı.


 


*NEDİR BU “GERÇEKLİKLER”?


 


Gözümüzün gerçek dünyada gördüğü şeylerin üzerine bilgi veya resim ekleyen,  birer ekran görevi görmesini sağlayan,  artırılmış gerçeklik gözlüklerinin sınıflarda kullanılması, hatta artırılmış gerçeklik gözlükleri sayesinde her öğrencinin, ders anlatan öğretmeni video olarak da karşısında da  görebildiği “gerçeklikler” 


 


Gelecekte bir akıllı yazılımın, bir sınıfta eğitim alan çocukların fiziksel ve duygusal durumunu tamamen anlayabilmesini sağlayacak, “öğrenci takip sistemi”; öğrencilerden alınan biyometrik sinyallere göre kişisel olarak düzenlenebilecek. Yüz ifadesi, kalp atış hızı, cildin nemi ve hatta ten kokusu gibi fiziksel özellikler ile öğrencilerin algı ve performansına dair detaylı raporların çıkarılabileceği “gerçeklikler”


 


Yazı yazma hızı, anlama hızı, yürüyüş tarzı ve ses tonu gibi davranışsal özellikler ile öğretmenlerin, hangi öğrencinin fazladan  yardıma ihtiyacı olduğunu anlamasını sağlayacak ve her bir öğrencide,  hangi eğitim tekniklerinin,  en iyi sonuç verdiğini tayin etmesine yarayacak “gerçeklikler”


 


Öğrencilerin, Dünya’nın herhangi bir yerindeki bir başka öğrenci ile işbirliği yapabildiği, önlerindeki sanal objeleri birlikte değiştirebildiği bir etüt odaları ya da ‘akıllı kütüphaneler’ gibi “gerçeklikler”...Girne Amerikan Üniversitesi’nin şimdiden; “50. Yıl Perpektifi” nin ara detayları olarak ortaya çıkıyor.